Yapım işi ihalelerde sıkça kullanılan, kimi zaman “istenmeyen isteklinin” devre dışı bırakılması kimi zamana da sağlıklı birim fiyat teklifi cetveli oluşturabilmek adına düzenlenen , bilinen adıyla “puanlı ihalelerde” önemli bir değişikliğe gidildi.
Kamu ihale mevzuatı, işi kimi zaman en düşük fiyatı teklif eden kişiye işi verebileceği gibi, kimi zaman da fiyat dışı unsurları da içerecek şekilde bir puanlama yapmak suretiyle işi bir istekliye verebiliyor. Burada işi, en düşük fiyatı atan değil, en çok puanı toplayan alıyor. En düşük fiyat, daha çok puan toplamak için gerekli unsurlardan sadece bir tanesi haline geliyor.
Fiyat dışı bir çok unsur ihalelerde öne sürülebiliyor. Kamu ihale genel tebliğinde bu başlıklar şu şekilde sıralanmakta;

Görüleceği üzere sadece fiyat değil, fiyat dışında bir çok faktör de aslında ihaleye istenildiği takdirde ( bu yöntem seçildiği takdirde ) etki edebiliyor.
Bunlardan bir tanesi de (ğ) fıkrasında yer alan tekliflerin yaklaşık maliyet ile uyumu maddesi. Bu madde özellikle karayolu, baraj gibi altyapı işlerinde şimdiye kadar oldukça istismar edilen bir maddeydi. Nasıl olduğunu aşağıda detaylıca anlatacağım.
Şöyle ki, örneğin birim fiyatlı bir karayolu yapım işinde, istekli, ilk yapılacak imalatlara ( kazı, yarma, dolgu, vb.) çok çok yüksek fiyatlar yazıyor, 5-10-15 katı gibi, en son yapılacak asfalt bitüm korkuluk aydınlatma vb işlere de çok çok düşük fiyatlar yazıyor idi. Böyle olunca da işin sözleşme bedeli daha işin yarısı olmadan doluyor ve işler ikmale ( tamamlama ihalesine ) kalıyor idi. Yüklenici ise, çok çok karlı kalemleri işin hemen öncesinde yaptığı için, büyük kazançlarla sözleşme bedelini tamamlıyor idi. Ayrıca işin yapımı sırasında da karlılık çok yüksek olduğu için, her hangi bir finansman maliyetine de böylece katlanmıyor idi. Daha sonra birim fiyatlı işlerde, bu boşluğun önüne geçmek için yaklaşık maliyete uyum maddesi (ğ) bir seçenek olarak ortaya konuldu ve karayolları, dsi gibi kurumlar bu maddeyi yerinde uygulamalar ile işleterek yukarıdaki kötü sonuçları önemli ölçüde önledi.
(ğ) maddesinde belirtilen yaklaşık maliyete uyum maddesine biraz daha açıklayarak anlatmak gerekir ise, isteklinin teklifinde bir iş kalemi için verdiği tutarın toplam teklifine oranı, idarenin yaklaşık maliyeti hazırlarken aynı iş kaleminin toplam yaklaşık maliyeti oranı ile yakın olmasını amaçlıyor. Bunun için bir aralık veriliyor. Örneğin beton işinin toplam yaklaşık maliyete oranı %20 ise, istekli de +/- %10 sapma ile %18-%22 aralığında bir oranda teklifini atarsa bu iş kaleminden puan alabiliyor, atamaz ise, puan alamıyor. Her alamadığı puan işi alma şansını azaltıyor. Ya da , buradaki puan kayıplarını telafi etmesi için daha düşük fiyat atması gerekiyor. Böylece az önce yukarıda bahsettiğim çok yüksek fahiş birim fiyatların yazılmasının önüne geçiliyor.
Yaklaşık maliyete uyumun amaçlandığı bu madde daha sonraları “başka amaçlar” için kullanılmaya başlandı. Burada istekliye ihale aşamasında isteklinin örneğin beton fiyatı için atacağın teklifin isteklinin toplam teklifine oranı, idarenin beton fiyatının yaklaşık maliyete oranının +/- %10 undan daha fazla sapamaz denildi. Peki ama istekli, idarenin o kaleminin yaklaşık maliyetteki oranını nasıl bilebilecek ki ? Bilemediği için de o kalemden puan alamayacak. İhaleyi kazanması da zorlaşacak. Bu belirsizlik ve bilinmezlik çokça tartışmalara sebebiyet veriyordu. Yaklaşık maliyette betona hangi fiyatın yazıldığını bilmiyor, yaklaşık maliyeti bilmiyor.. Ya da bazıları ” belki de biliyor” . Bu bilip bilememe durumu haksız rekabete yol açtığı için NİHAYET aradan yıllar geçtikten sonra devlet, bu boşluğu kalıcı bir şekilde kapattı.
9 Nisan 2026 da Resmi Gazete’de yayınlanan değişiklik ile, artık (ğ) maddesindeki tekliflerin yaklaşık maliyete uyumu konusunda, isteklinin birim fiyatın toplam teklifine oranının hangi aralıkta olması gerektiği net olarak ifade edilmek zorunda olacak. Böylece istekli birim fiyatını yazarken, puan alıp alamayacağını baştan bilebilecek. Sadece idarenin bilebileceği yaklaşık maliyeti ve birim fiyat dağılımını esas tutmak kabul edilmeyecek. Madde bu şekilde asıl amacına ulaşacak.
Bu puanlama sistemi sayesinde, hem birim fiyatlı işlerde kontrolsüz, abartılı yüksek ve düşük fiyat yazılmasının böylece önüne geçilebilecek, hem de bu madde, rekabet kısıtlayıcı bir “ara formül” olarak kullanılamayacak.
Yapılan düzenleme şu şekilde ;

Kamu ihale kanunu ve eklerindeki bir sorun daha böylece yıllar ve yıllar sonra düzeltilmiş oldu. Darısı diğerlerinin başına.
Diğerleri ;
- Fiyat farkının ve birim fiyatların bazı kalemlerde bölgesel endekslerle belirlenmesi ( hafriyat, beton, işçilik vb.)
- Hakedişlerden kesilen stopajların, enflasyon karşısında yıllar içinde erimesinin önlenmesi
- Bir işten hem sözleşmede hem hakedişte çifte damga vergisi alınmasının önlenmesi
- TÜİK verilerinin gerçeği yansıtması ve “gerçek” fiyat farkının bir kısmının değil, tamamının ödenmesi.
- İdareden kaynaklı yahut mücbir sebep nedeniyle uzatılan süreler için bu konularda bir suçu olmayan yükleniciye ilave bir tazminat ödenmesi ( Yüklenici gecikince ceza var, idare geciktirince ceza yok ? )
- Ödemelerin sözleşmeye uygun şekilde zamanında yapılması, gecikme durumunda gecikme zammının yükleniciye ödenmesi
- İşin geçici hakedişlerinde ödemelerin hangi pursantaj (ödeme dilimleri) oranları ile yapılacağının ihale aşamasında bilinmiyor olmasının önüne geçilmesi ( Finansman ve nakit akışını öngörememe )
- Aşırı düşük teklif formülünün yeniden ele alınması ve projenin sağlıklı bir şekilde bitmesini neredeyse imkansız kılan çok düşük tekliflerin değerlendirme dışı bırakılmasını sağlayacak formülün yeniden gözden geçirilmesi